manga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2015 Cuma

Strobe Edge

Strobe Edge,çok sevdiğim Ao Haru Ride'ın mangakası Io Sakisaka'ya ait olduğu için okunacaklar listemdeydi.Ben de kar tatilini fırsat bilip okuyup bitirdim.(bu arada nasıl mutlu oldum tatil diye!)



Kinoshita Ninako,okulun en popüler çocuğu Ichinose Ren'e aşık olur.Ren daha önce o kadar çok kızı reddetmiştir ki okulda bu kalbi kırık kızlardan oluşan bir grup bile vardır.Aynı trenle okuldan eve giderken Ninako Ren'e olan duygularına daha fazla dayanamaz ve ondan hoşlandığını itiraf eder.(ya bu shoujo kızları ne güzel gidip itiraf ediyorlar ben olsam uzaktan izlerdim anca -_- )  Sonraki bölümlerde Ren'in eski arkadaşı Andou Takumi'nin de hikayeye dahil olmasıyla klasik bir shoujo aşk üçgeni meydana gelir.

Ao Haru Ride'da da olduğu gibi bunda da okul hayatının anlatımını,karakterlerin birbiriyle diyaloglarını ve net çizimleri çok sevdim.Bazı yerleri okurken kendi kendime güldüğümü de itiraf edeyim.Genelde devamlı ağlayan,sakar kız karakterlere de gıcık olurum ama Ninako ufak tefek olmasından mıdır nedir bana çok şirin geldi.İki esas karakter Ren ve Andou arasında çekişme çok sürükleyiciydi.Fakat ikisi arasında karar vermek zorunda kalsam Andou! derdim. Aslında onu ilk gördüğümde hiç ısınamamıştım ama bölümler ilerledikçe karakteri çok güzel bir gelişim gösterdi.Bir de Sakisaka çocuğun saçını Armin gibi yapmasaydı daha çok sevebilirdim.


Gelelim screenshotlarım arasından seçtiklerime:

Andou'nun saçları hep böyle olsun kyaa!!

çok sevimli burada


Ren ve Ninako'nun boy farkı.(bunun screenshotını nasıl almamışım.Neyse ki tumblr var)

Bakınız sakar kız karakterden nefret edememek


Çıkacak olan live actionın fragmanını da ekliyim:



27 Ekim 2014 Pazartesi

Ao Haru Ride


Şikayet duvarına çevirdiğim bloguma anime yazısı yazacaktım ben değil mi? Aslında Gekkan Shoujo Nozaki Kun'u yazmayı çok istiyordum ama zamanım olmadı. Fakat Ao Haru Ride'ı yazmazsam ölürdüm çünkü bir kaç gündür işi gücü bıraktım bütün derdim Kou,Futaba ve Touma oldu! Manga neredeyse hiç okumayan ben bugün iş yerinde bile telefonumdan mangasını okudum.

Konusu şöyle: Futaba ve Kou ortaokulda birbirine aşıktır.Tam buluşacakları gün Kou, Futaba'nın erkeklerden nefret ettiğini söylediğini duyar.Futaba buluşma yerine gidip bekler ama o gelmez.İkinci dönem ise Kou'nun başka bir şehre taşındığı duyulur. Yıllar sonra Futaba, ortaokulda olduğundan daha farklı birine dönüşmüşken Kou ile tekrar karşılaşır. Kou da eskiden tanıdığı gibi değildir.

Önce animeden bahsedeceğim.Klişeleri şöyle sıralayabiliriz;

-Ana karakterin okula geç kalması (ama ağzında ekmek yoktu dhfdf)
-Hem çok tatlı hem de kaba davranabilen esas çocuk (Kou! )
-Açık renk saçlı ikinci esas çocuk ( Touma diye ölücem!)

Kou, shoujo karakterlerinin milli atkısını takıyor tabi.

Animeyi izlerken o kadar sırıttım ki o halimi görsem gülerdim herhalde. Daha önce de buraya yazmıştım,shoujo izlerken kendimi karakterlere çok yakın hissediyorum. Okul hayatım hiçbir zaman iyi geçmediği için anime karakterlerinin hikaye içinde yaşadığı şeylere kendimi çok kaptırıyorum ve özeniyorum. Bizim okulda da bir Kou bir Touma olsaydı ne olurdu ya! Sonra dostluk,okul klüpleri,festivaller,Fujisan'ı görmeli geziler....

kyaaaaa diye ekran fırlatmalık sahne

Kou karakterine önce çok ısınamadım ama sonra sevmeye başladım.(kedi sever karakter sevilmez mi şimdi.) Kou ve Futaba'nın bazı sahneleri çok güzeldi. Beni sinir eden şey ise kızın devamlı ağlaması oldu. Kou "annoying" derken ben bile sinir oldum.Yine de Futaba'nın inatçılığı ve atılgan olması hoşuma gitti. Ben olsam çocuk gelsin de benle konuşsun diye beklerdim. Bu yüzden hayatım anime gibi değil işte evet.

Ve MÜZİKLERE BAYILDIM. Şu şarkıyı günde 5456456 kere dinliyorum.Tam evde sesini açıp dinlesem kardeşimin garip garip bakıp "ne dinliyorsun!??" sorusuyla karşılaşacağım türden fdshjfsdf. Ne zaman bıkacağım bakalım.




Animede Touma çok az görünüyor ama mangayı okuma sebeplerimden biri  kendisi.O yüzden Kou mu Touma mı derseniz karar veremem! (En iyisi Kou-Futaba olsun ve Touma'yı da ben alayım :D ) Bakınız ama Touma o kadar şirin ki!








Neyse bütün yazımı Touma resimleriyle kaplamadan bitireyim.Mangada güncele gelmeme az kaldı.Sonra buraya gelip yine fangirlüyeceğime eminim."What I am doing with my life!" Shoujo türünü kendime yasaklasam mı ne yapsam.


14 Mart 2013 Perşembe

Solanin

Solanin; Inio Asano'nun 28 bölümlük,slice of life türündeki mangası.Ben bu mangayı o kadar sevdim ki bitirir bitirmez yazısını yazmak istedim.Manga'nın animesi yok (olsa çok güzel olurmuş.) ama bir live action'ı var.Nasıldır bilmiyorum ama onu da izleyeceğim mutlaka.

Inoue Meiko üniversiteyi bitirdikten sonra bir ofiste çalışmaya başlar fakat işinden memnun değildir.Hayatı konusunda ne yapmak istediğini de bilmiyordur.Tokyo'da beraber yaşadığı çocuksu ve hayalperest erkek arkadaşı Taneda Shiego ise bir ilustrasyon şirketinde çalışmaktadır.Fakat onun en büyük hayali grubuyla beraber müzik yapmaktır.İşini bırakan Meiko hayatıyla ilgili kararlar almaya çalışırken,Taneda da iş hayatı ile müziğe olan bağlılığı arasında gidip gelir.Bu iki gencin bir şekilde Tokyo'da yaşamlarını sürdürmeleri gerekmektedir.

Lisedeyken  hayalim bir müzik grubunda olmaktı.O yüzden manganın müzikle olan bağlantısnı,müzikle ilgili bir şeyler yapma hayalini anlatmasını sevdim.Onun dışında çizimleri ve anlatım şekli çok güzel.Okurken karakterlerin söylediği bir çok şey klişe bir ifadeyle "hislerime tercüman oldu." 23 yaşında bir insan olarak kendimle karakterleri bağdaştırdım ve sevdim.

Son olarak çok umutsuzum ama manga satan yerlerde var mıdır diye arayacağım.Bulurum umarım.