Film repliği manyaklığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film repliği manyaklığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2012 Cumartesi

Stranger Than Fiction (Lütfen Beni Öldürme)



Stranger Than Fiction'ı ilk izlediğimde baya etkilenmiştim.Dvdsini bulduğumda da çok sevindim.

Filmin ana karakteri Harold Crick hayatını hep aynı düzende sürdüren bir mali müfettiş.Öyle ki;yaptığı günlük işler,attığı adımlar,dişlerini fırçalaması bile aynı süre içinde gerçekleşiyor.(Dış sesin de söylediği üzere:"Harold Crick was a man of infinite numbers, endless calculations, and remarkably few words.") Fakat bir gün bir ses duyuyor ve o monoton hayatı değişmeye başlıyor.Bu dış ses,Harold bir hikayenin kahramanıymış gibi ona o an ne yaptığını,ne düşündüğünü anlatıyor.Hikaye ilerledikçe Harold bir trajedinin mi yoksa bir komedinin mi ana kahramanı olduğunu çözmeye çalışıyor.

Filmin hikayesi çok güzel.(Şöyle bir şey yazabilseydim keşke ah) Kurgunun içinde kurgu olması benim çok sevdiğim bir olay zaten.Truman Show'u seviyorsanız bunu da sevebilirsiniz diye düşünüyorum.

(Not:Ve buradan isyan etmek istiyorum.Biraz alakalı çevirin şu film isimlerini Türkçe'ye!Güzelim ismi ne yapmışsınız?Tamam sakinim.)



17 Kasım 2010 Çarşamba


"I don't know half of you half as well as I should like, and I like less than half of you half as well as you deserve."


"İçinizden en az yarısını arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum ve yarınızdan azını hakettiğinizin ancak yarısı kadar sevebiliyorum."


Bilbo Baggins

The Lord Of The Rings:The Fellowship Of The Ring

23 Temmuz 2010 Cuma


* İlk olarak o kadar sevmesem de
son izlediğim film
olduğu için ve etkileyici sözleri
olduğunu düşündüğüm için Arizona Dream ile başlayacağım.


"fish doesn't think because fish knows everything "
(Balık düşünmez çünkü balık herşeyi bilir.)

"Why tell me the difference
between an apple and a bicycle?
if I bite a bicycle and ride an apple,
I'll know the difference.
but thinking about what to do made me
more tired than actually doing."
(Bir bisiklet ve bir elma arasındaki farkı bir başkası söyledikten sonra yaşamanın ne anlamı var ki? eğer bisikleti ısırır, elmaya binersem, farkı anlarım.
fakat ne yapacağımı düşünmek, beni yapmaktan daha çok yoruyordu."

“if you want to look at someone's soul, you have to look at their dreams...”
(birinin ruhuna bakmak istiyorsan,önce hayallerine bakmak zorundasın)