Mendokusai! (╯°□°)╯︵ ┻━┻
öyle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öyle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mart 2014 Pazar
Bu hafta bittiğimin göstergesi
Mendokusai! (╯°□°)╯︵ ┻━┻
6 Şubat 2014 Perşembe
Bu aralar yazısı
-Bu aralar izlediğim anime ve filmlerle ilgili yazı yazmaya pek üşenir oldum.O yüzden karışık bir bu aralar yazısı yazayım dedim.
-Yine dikkatim o kadar dağınık ki zor anime izliyorum.Fakat bu aralar bazı Studio Ghibli filmlerini (Whisper of the Heart çok güzeldi.) Akira'yı ve Perfect Blue'yu izledim.(Perfect Blue'da ne oluyor bilen biri anlatsın ne olur.Herkes farklı bir sonuç çıkarmış.) Gintama'ya başladım ve evet sevdim.Herkes Usui Usui deyince Kaichou Wa Maid Sama'ya baktım ama o kadar etkilenmedim.Bir deee Kuroko no Basuke'ye bakayım dedim.Bir kaç bölüm izledim ve şimdilik bıraktım.Free!'yi de iki bölüm izleyip bırakmıştım.Bende bir sorun mu var? :D
-Pedagojik formasyon'a başlayacağım için tembellik günlerim bitiyor.Son zamanlarda çok sıkılmaya başlamıştım.Benim için iyi oldu.Böylece öbür dönem öğretmenlik yapmaya başlayıp Japonya parasını biriktireceğim.
(Bir de Tanrım ileride öğrencilerim bu blogu bulamasın!!!)
-Şimdi internette sadece bir kaç kere konuştuğum japonla görüşmemi anlatacağım.Böyle olayları anlatmakta iyi değilim ama o gün çok eğlendim.Yani yazmazsam olmaz.Olay şöyle gelişti,interpalsta bir kaç kere mesajlaştığım Japon arkadaşım Türkiye'ye geleceğini,zamanım varsa görüşmek istediğini söyledi.Çok tanıdığım biri olmadığı için önce bir tereddüt ettim.Çünkü yeni insanlarla tanışırken panik yapan,asosyal bir insanım evet.Neyse Türkiye'ye geldiğinde konuştuk ve Dolmabahçe'nin önünde buluşmak için sözleştik.İstanbul'u pek bilmediğim için ve yalnız gitmeyeyim diye Japonca kursundan arkadaşlarımı da çağırdım.Vapuru kaçırdığımız için buluşma yerine geldiğimizde baya gecikmiştik.Neyse ki o da geç kalmış.Ortada bir yerde buluştuk.
Oradan Ortaköy'e doğru yürürken Japon arkadaşımla Türkiye'den,Japonya'dan ve gezdiği yerlerden konuştuk.İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olan ben,konu konuşmaya gelince hık diye kalıyorum.Yani bir insan her dilde mi konuşma yetisinden yoksun olur? Yine de baya baya konuştum ama arada neler saçmaladım belli değil -__-
Ortaköy'de kumpir yedik orası normaldi.(Yalnız kızın biri kurstan arkadaşımın yanına gelip,koreli mi? diye sorup gitmiş ya.) Fakat sonra Taksim'e gitmek için altı kişi bir taksiye bindik! Zavallı çocuk ortada sıkıştı.Giderken de bir arkadaşım ona yumuşak g'yi anlatmaya çalışıyordu haha.Taksiden indiğimizde hemen "daijoubu desu ka?" diye sordum tabi.
Oradan Galata Kulesi'ne gittik.Manzara güzeldi cidden ama ne kadar da dar bir yermiş.Sonradan Japon arkadaşım bana oradayken yüksekten korktuğunu,daha güvenli bir yer olmasını beklediğini söyledi.Ben hiç korkmadım yalnız Türke bir şey olmaz klişesi benim aklıma da mı işlemiş? Bu arada Japonya'ya gittiğimde de Tokyo Tower'a gitmek üzere sözleştik.Ve tabi oranın Galata Kulesi'nden daha güvenli olduğuna hemfikirdik :D
Son olarak da bara gidilip bir şeyler içildi.Genel konuşulan konu Japonya'ydı ve eğlenceliydi tabi.Bir masada hem türkçe,hem ingilizce hem de Japonca konuşulduğunu düşünün! Bir ara kurstan arkadaşlarımdan biri bana ingilizce bir soru sordu ve ben Japonca cevap verdim!
Önce çok stres yapmama rağmen,gün güzel geçti diye mutlu oldum ve çok çok yoruldum.Japon arkadaşım da Tokyo'ya gelince beni gezdirecek ^_^ Bu arada bana Japonya'da popüler olabileceğimi söyledi! Kendini beğenmişlik gibi olmasın çünkü ben kendini genelde güzel bulan bir insan değilim ve hiçbir zaman da popüler biri olmadım.1.57 boyla hobbit gibiyim fhsfjffd.O yüzden kendimi iyi hissettim açıkçası.Yani Japonya'ya gidiyorum ben!!!
24 Eylül 2013 Salı
24
Anneme sordum bu fotoğrafta üç yaşındaymışım.Bugün yirmi dört yaşına girdim.Eskiden yirmili yaşlarda çok başka bir insan olacağımı düşünürdüm.Öyle değilmiş,çünkü ben kendimi yine olduğum yaştan küçük hissediyorum.Aslında değişen çok şey var ama yapmak istediğim şeyler konusunda yolun yarısında bile değilim.Okuldan mezun olmak ve Japonca öğrenmek dışında kayda değer bir şey yapmadım diye düşünüyorum.Yine de okumak,yazmak ve hayal gücümü geliştiren şeyler izlemek de yıllar geçtikçe beni değiştiren ve beni mutlu eden şeyler oldu.Bu yüzden kendimi bir şekilde ifade edebildiğim bloğumu da çok seviyorum.
Şunu da söylemek istiyorum ki;
Sevgili büyüklerimiz,lütfen çocuklara "çok can yakacak", "çok güzel olacak" demeyin.Öyle bir şey yok.Ben hep uzun boylu olacağımı zannediyordum.Oysa 1.57'de kaldım dhfjdfdf.
Doğum günümde ne yapsam diye düşünürken gidip waffle yemeğe karar verdim.Neredeyse her türlü tatlı yiyeceğe hastayım.Zayıf olduğum için de kilo alırım diye bir problemim de yok.Fakat öyle bir lanet ki yediğim her tatlı yüzümde bir sivilce olarak kendini belli ediyor -_-'' Neyse yine de yedim ben.
Anneme doğum günümde şu t-shirt'ü almak istediğimi söylemiştim.Erkek t-shirtü olduğu için bana yetmiş beden büyük.Yine de üzerinde Tokyo yazısı olduğu için dayanamadım tabi.Küçültünce iyi olur umarım ki.
24. doğum günüm de böyle geçmiş oldu işte.Kardeşim bu sene başka şehirde üniversiteye başladığı için yanımda değildi.Gelince tekrar waffle yemeğe gideceğiz \(^o^)/
Şunu da söylemek istiyorum ki;
Sevgili büyüklerimiz,lütfen çocuklara "çok can yakacak", "çok güzel olacak" demeyin.Öyle bir şey yok.Ben hep uzun boylu olacağımı zannediyordum.Oysa 1.57'de kaldım dhfjdfdf.
Doğum günümde ne yapsam diye düşünürken gidip waffle yemeğe karar verdim.Neredeyse her türlü tatlı yiyeceğe hastayım.Zayıf olduğum için de kilo alırım diye bir problemim de yok.Fakat öyle bir lanet ki yediğim her tatlı yüzümde bir sivilce olarak kendini belli ediyor -_-'' Neyse yine de yedim ben.
Anneme doğum günümde şu t-shirt'ü almak istediğimi söylemiştim.Erkek t-shirtü olduğu için bana yetmiş beden büyük.Yine de üzerinde Tokyo yazısı olduğu için dayanamadım tabi.Küçültünce iyi olur umarım ki.
24. doğum günüm de böyle geçmiş oldu işte.Kardeşim bu sene başka şehirde üniversiteye başladığı için yanımda değildi.Gelince tekrar waffle yemeğe gideceğiz \(^o^)/
12 Temmuz 2013 Cuma
Bir hafta sonunda evime geri döndüm.İşi bıraktım diye hiç de pişman değilim.Bu süre içinde gerçekten zor anlar yaşama rağmen güzel anılarım da oldu.Bir de ev arkadaşlarımın ikisinin italyan olması sebebiyle italyan aksanıyla ingilizce konuşmayı öğrenmiş oldum jdshfjdksf.
Şimdi odama,kitaplarıma,animelerime ve dizilerime geri döneceğim.Kışın sevebileceğim bir işte çalışmayı düşündüğüm için de saçlarımn bir kısmını yaz bitmeden mora boyayacağım \(^o^)/ (bi o eksikti çünkü)
Unutmadan ben de artık mezunummmmm!!!!
Unutmadan ben de artık mezunummmmm!!!!
2 Temmuz 2013 Salı
İki günde pes ettiğime inanamıyorum.Evden uzakta,bilmediğim bir yerde çalışmak benim için bir sınav olacaktı ama geri dönmeyi o kadar istiyorum ki! İşi de hiç sevmedim ve ne yapacağımı bilmiyorum.Eve bi döneyim kendimi odama kapatıcam evet.Yaşasın hikikomori olmak (-_-)
28 Aralık 2012 Cuma
"The new day's begun"
-Bu sene ne yaptım diye baktığımda Japonca kursuna iyi ki başlamışım diyorum.Yoksa sıkıntıdan patlayacaktım! Kursla beraber kültürüne ilgi duyduğum,sevdiğim bir ülkenin dilini öğrenmeye başladım,yeni insanlar tanıdım,hatta dünyanın en yemek seçen insanlarından biri olmama rağmen Japon yemeklerinden yedim.(ama sevemedim.) Yıllardır neredeyse öğlen uyanıp okula gece giden ben,sabahın yedisinde kalkıp her hafta sonu yollara düştüm.Sevdiğim bir şey için çabalamak beni mutlu etti.
-Burayı okuyup Japonca öğrenmek isteyen birileri varsa yeni olmama rağmen fikirlerimi söyleyeyim hemen.Japonca benim kulağıma çok hoş gelen bir dildi.Bu yüzden öğrenirken zevk alıyorum.Yani seviyorsanız size de eğlenceli gelecektir.Dil bilgisi açısından o kadar zor değil ama alfabe konusunda baya zorluyor.Çünkü Hiragana,Katakana ve Kanji olmak üzere üç tane alfabe kullanıyorlar -_-' Hiragana'yı öğrenirken nasıl aklımda kalacak bunlar diye düşünmüştüm ama tabloyu tekrar tekrar yazarak,kelime ezberleyerek ve derste okuyarak ezberledim.Katakanayı henüz tam öğrendiğimi söyleyemem.Hiragana'dan daha zor geldi.Asıl zor olana yani Kanji'ye ise ileriki kurda geçeceğiz.Bakalım neler olacak.
-Bu sene de moralim bozuk olduğu zaman müzikler,animeler ve kitaplar bana yardımcı oldu.Hep bir şeyler yazmak isteyen biri oldum.Ne yazsam beğenmiyordum ama Neil Gaiman bana ilham verdi.Yazar olmaya başlamak için en iyi yol sorulduğunda sadece "Yazmak" cevabını vermişti.Ben de öyle yapmaya çalıştım.
Onun daha önceden yazdığı güzel yeni yıl mesajını da buraya ekliyeyim.
26 Temmuz 2012 Perşembe
1 Temmuz 2012 Pazar
![]() |
| yazının gifle pek bir alakası yoktur. |
Kendime diyorum ki bazen."Çok düşünmemelisin." Çünkü bir şeyi çok düşünmek onu daha karışık hale getiriyor.Derslerimden birinde hoca "Çok az bilen insan,kafası en net insandır."demişti.Çünkü kafasında sadece bir kaç şey var.Kendi düşündüklerinden de ileri gidemiyor.Gerçi ne öyle olmak lazım ne de tam tersi bence.
İçe kapanık bir insan olmanın da getirdiği şeyler var bir yandan.Çok fazla düşünüp çok az şey söylemekten bahsediyorum.Yazmak da olmasa kendimi kötü hissederdim.O yüzden burayı seviyorum.
![]() |
| Böyle işte. |
19 Haziran 2012 Salı
Yazmak cidden meşakkatli (böyle yazılıyormuş.) bir eylem.Yazdım bir şeyler diyelim.Bunun tekrar okuyup düzeltmesi var.Bilgisayara geçirmesi var.Tekrar okuyup tekrar gözden geçirilmesi var.Bir de yarışmaya göndermek istiyorum ama yetiştirmem imkansız gibi görünüyor.Sabah akşam yazsam belki biter.Yazdıklarımın da iyi olduğunu düşünmüyorum ama sürekli Gaiman'ın "Ignore your inner critic."sözünü aklıma getiriyorum.Sadece yazmak gerekli.
Her tatilde kendime çok anime izleyeceğim çok kitap okuyacağım derim.(Bazen tabi bu gerçekleşmez.)Bir şeyler yazdığım için kitap okuyamıyorum ama Steins Gate'i izlemekteyim.İlk bölümler baya kafamı karıştırmıştı ama sonra olaylar heyecanlı bir hal almaya başladı.Bitince kısa bir şeyler yazarım herhalde.
Bir de Legend of Korra var tabi.İlk serideki karakterleri özellikle Sokka ve Toph'u özlüyorum ama yeni seriyi de sevdim.Son iki bölüm de oldukça iyiydi.
![]() |
| Meelo bitirdin bizi fdssalkds |
18 Aralık 2011 Pazar
Küçükken ben,ailecek ve yakınlarla olduğumuz yeni yıllarda tombala oynanırdı.Herkes ortaya biraz para koyar,kazanan da onu alırdı.Galiba yeni yılla ilgili en büyük eğlencem buydu.Böyle de sıkıcı bir insanım.
Yeni yıllarda genelde evde oturuyorum.Kendime koyduğum cips yasağını kaldırıp bol miktarda cips alıyorum.Sonra da hepsini yiyemiyorum tabi.Bu sene de kendime bol miktarda ıvır zıvır alacağım ve kardeşimle film izleyeceğiz.Bir de Big Bang Theory'nin yeni bölümü çıksa da yılbaşı günü izlesem ne güzel olur.
Yeni yıldan çok büyük şeyler beklemiyorum aslında.(ama piyango bana çıksa iyi olur hehe) Herkes iyi olsun,yapmak istediğim şeylerin yarısını da olsa gerçekleştirebileyim yeter bana.Almanca vizesi notlarım da iyi geldiği için de ayrı bir mutluyum zaten...
Herkese daha iyi bir yıl dilerim^_^
Yeni yıllarda genelde evde oturuyorum.Kendime koyduğum cips yasağını kaldırıp bol miktarda cips alıyorum.Sonra da hepsini yiyemiyorum tabi.Bu sene de kendime bol miktarda ıvır zıvır alacağım ve kardeşimle film izleyeceğiz.Bir de Big Bang Theory'nin yeni bölümü çıksa da yılbaşı günü izlesem ne güzel olur.
Yeni yıldan çok büyük şeyler beklemiyorum aslında.(ama piyango bana çıksa iyi olur hehe) Herkes iyi olsun,yapmak istediğim şeylerin yarısını da olsa gerçekleştirebileyim yeter bana.Almanca vizesi notlarım da iyi geldiği için de ayrı bir mutluyum zaten...
Herkese daha iyi bir yıl dilerim^_^
19 Kasım 2011 Cumartesi
Bir zamanlar ördeğimiz vardı;Ethem.Ki kendisi şöyle bir varlıktı;
Bunu her gün bahçeye çıkarıyorduk.Gezdiriyorduk,yüzdürüyorduk.Kediler süzüyordu ama yanında olduğumuz için bir şey yapamıyorlardı tabi.Ethem de hiç yanımızdan ayrılmazdı.
Bir gün bahçede,dedim resmimizi çekiyim.Baktım ki bu şapşal da poz vermiş.Hala gülüyorum buna.
O zamandan beri bir ördek sevgim var.
the end
Bunu her gün bahçeye çıkarıyorduk.Gezdiriyorduk,yüzdürüyorduk.Kediler süzüyordu ama yanında olduğumuz için bir şey yapamıyorlardı tabi.Ethem de hiç yanımızdan ayrılmazdı.
Bir gün bahçede,dedim resmimizi çekiyim.Baktım ki bu şapşal da poz vermiş.Hala gülüyorum buna.
O zamandan beri bir ördek sevgim var.
the end
22 Ekim 2011 Cumartesi
4 Ekim 2011 Salı
Bölümümün nadir güzel derslerinden birinde hoca açık görüşlü olmayı o kadar güzel anlattı ki ben de buraya yazıyım dedim.
Şöyle bir şekil çizdi;
1.dar görüşlü insanı temsil ediyor.Beynindeki seçenekler çok az.O seçeneklere uymayanı kabul etmiyor.
2.si ise bir çok seçeneğe ve farklı görüşlere sahip.Yeni düşüncelere açık.
Şöyle bir şekil çizdi;
1.dar görüşlü insanı temsil ediyor.Beynindeki seçenekler çok az.O seçeneklere uymayanı kabul etmiyor.
2.si ise bir çok seçeneğe ve farklı görüşlere sahip.Yeni düşüncelere açık.
Kendinden farklı görüşte olanları sevmeyen,onlara kin duyan insanlar keşke görüş açılarını biraz genişletebilse.
Çok mu hayal?
10 Ağustos 2011 Çarşamba
7 Ağustos 2011 Pazar
bir facebook albümü olsaydı "Summer 11" olması muhtemel yazı bölüm 2(Copy-paste yaptım evet):Rock'n Coke
Tatildi,yolculuktu,wow karakterim 60 level olacaktı derken bir türlü şu yazıyı yazamadım.Şimdi fırsat bulmuşken bir şeyler söyleyeyim.
Kendimi bildim bileli içimde bir müzik,sahne ve konser sevgisi var.Aynı şarkıyı hep beraber söyleyen kalabalıklar heyecanlandırır ve duygulandırır beni.Diğer senelerde Rock'n Coke'u televizyondan izler "ah ben de orada olacaktım" diye düşünürdüm.Sonunda bu sene gidebildim.
-O gün Kadıköy'den yola çıktık ki yol git git bitmedi.Tamam festivalin yeri güzel ama daha yakın bir yer olamaz mıydı? Bir an yol hiç bitmeyecek sandım.
-Öğrenci biletleri öğrenci kimliği göstermeden geçersiz.Daha lisede olan kardeşime fark ödemek zorunda kaldık.Liselilerin öğrenci kimliği mi var yahu?
-Tabi ki her konserde ve festivalde olduğu gibi bir bardak suya kat kat fazla para ödüyorsunuz.
-Fazla gölgelik alan olmaması ve havanın o gün çok sıcak olması nedeniye piştik!
-Festivalin ana sahnesi çok güzeldi.Onun dışında alternatif sahnelerde de müzik dinleyebilme seçeneği çok hoş.
-veeeeee The Kooks'u canlı dinledim.Mutlu oldum.
"Küçücük boyunla sen nasıl resim çekeceksin" diyerek sahnenin resimleri çeken sevgilime de teşekkür edeyim bu vesileyle.
Kendimi bildim bileli içimde bir müzik,sahne ve konser sevgisi var.Aynı şarkıyı hep beraber söyleyen kalabalıklar heyecanlandırır ve duygulandırır beni.Diğer senelerde Rock'n Coke'u televizyondan izler "ah ben de orada olacaktım" diye düşünürdüm.Sonunda bu sene gidebildim.
-O gün Kadıköy'den yola çıktık ki yol git git bitmedi.Tamam festivalin yeri güzel ama daha yakın bir yer olamaz mıydı? Bir an yol hiç bitmeyecek sandım.
-Öğrenci biletleri öğrenci kimliği göstermeden geçersiz.Daha lisede olan kardeşime fark ödemek zorunda kaldık.Liselilerin öğrenci kimliği mi var yahu?
-Tabi ki her konserde ve festivalde olduğu gibi bir bardak suya kat kat fazla para ödüyorsunuz.
-Fazla gölgelik alan olmaması ve havanın o gün çok sıcak olması nedeniye piştik!
-Festivalin ana sahnesi çok güzeldi.Onun dışında alternatif sahnelerde de müzik dinleyebilme seçeneği çok hoş.
-veeeeee The Kooks'u canlı dinledim.Mutlu oldum.
| So naive yet so! |
14 Haziran 2011 Salı
31 Mayıs 2011 Salı
Üniversiteye başladığım zamanı hatırlıyorum da(klişe ama)zaman gerçekten çok çabuk geçiyor.
Üniversitede her şeyin farklı olmasını bekliyor insan ama sonuçta o da okul işte.Benim için kolay olacağını düşünüyordum...öyle olmadı ama bir şekilde dört sene bitti.Bir sene daha uzayacak gerçi.
Bir şeylerin sona ermesi her zaman bir hüzün getiriyor bana.Oysa dersleri ekmeyi,okulun bitmesini istediğim çok zaman oldu.Yaşadığı şehirde okula giden bir insan olarak kendimi okul ortamına,insanlara kaynaşamamış gibi hissettiğim de oldu.Şimdi bitiyor ya
her şey o kadar da kötü değildi sanki.
Seneye okulun bitmesini umuyorum.Artık yeni ve yaratıcı bir şeyler yapmak istiyorum.Ne yapacağımı da bilmiyorum ama her şeyin iyi olmasını diliyorum.
yazının fon müziği de buydu.
Üniversitede her şeyin farklı olmasını bekliyor insan ama sonuçta o da okul işte.Benim için kolay olacağını düşünüyordum...öyle olmadı ama bir şekilde dört sene bitti.Bir sene daha uzayacak gerçi.
Bir şeylerin sona ermesi her zaman bir hüzün getiriyor bana.Oysa dersleri ekmeyi,okulun bitmesini istediğim çok zaman oldu.Yaşadığı şehirde okula giden bir insan olarak kendimi okul ortamına,insanlara kaynaşamamış gibi hissettiğim de oldu.Şimdi bitiyor ya
her şey o kadar da kötü değildi sanki.
Seneye okulun bitmesini umuyorum.Artık yeni ve yaratıcı bir şeyler yapmak istiyorum.Ne yapacağımı da bilmiyorum ama her şeyin iyi olmasını diliyorum.
yazının fon müziği de buydu.
11 Mayıs 2011 Çarşamba
aslında bir konu var
- İnsanların karşısında rahat konuşan biri olmadım hiçbir zaman.Hatta ortaokul ve lise hayatımı "sessiz" "sakin" diye adlandırılarak geçirdim.Aslında bu bir yerden sonra çok sinir bozucu bir şey ama artık biliyorum ki insanların algısını değiştirmek zor bir şey çünkü herkes sizi ne tarafından anlamak istiyorsa oradan anlıyor.Biraz bak,gör,oku olur mu? Kimse senin algıladığın gibi değil.Bir insan aynı zamanda bir çok şey demek.Sadece sessiz,sakin değil.
- Dün vize notu yerine geçecek bir sunumum vardı.Onu atlattığım için çok mutluyum.Finaller de bitsin ve tatil gelsin istiyorum.Yok canımm tembel değilim dinlenmeyi çok seviyorum ondan.(bahanem de bu)
- Küçükken çok mutlu olduğum bir anı beynime kazımaya çalışırdım hiç unutmayayım diye.
- Okula gitmem lazım.Bütün gün evde oturabilirim yine.
- Bir de The Kooks çok tatlı grup.(İngiliz aksanı sevmek)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















