müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2014 Çarşamba

HIM konseri ve diğer şeyler

Üç gündür şu yazıyı yazmakla uğraşıyorum çünkü yorgunluk ve sıcak yüzünden hiçbir şey yapmak içimden gelmiyor. Him canlı dinlemeyi çok istediğim gruplardandı ve Ville Valo benim için dünyanın en güzel sesli adamlarından biri.Konser geçti ama ben onu tekrar dinlemek istiyorum!


Konser gününden önce hava durumuna bakıp biraz serin olacak herhalde yağmur yağacakmış diye sevinmiştik oysa cıvık cıvık sıcak yaz günüydü.Festival alanına geldiğimizde içeride fazla kişi yoktu.Bazı durumlar dışında kısa boylu,minik bir insan olmaktan memnunum.Bu durumlardan biri de tabi ki konserler.Sahnenin yanında dev ekranlardan da olmadığı için kardeşimle sahne önü bileti alanları diğerlerinden ayıran barikatların oradaki yerimizi aldık ve sonuna kadar da konumumuzu koruyabildik. Him'den önce çıkan gruplardan Haggard güzeldi.Gitaristler ölü olan seyirciyi coşturmak için insanların arasına bile indi.Sonraki Stratovarius da iyiydi ama ben müziğini sevmiyorum bu grubun.


Sonunda Him'e sıra geldiğinde öyle bir yağmur bastırdı ki insanlar tuvaletlerin oraya sığındılar.(Organizatörler için yağmur yağacağı belli olan bir günde insanlar sığınsın diye yerler yapmak çok zor çünkü evet.)Biz de  annemin yağmur yağacak şemsiye alın demesi üzerine hazırlıklı gelmiştik.Hemen şemsiyemizi açtık.Bazı insanlar da yağmurluk getirmişlerdi.Normal bir yağmurda o şemsiye bizi korurdu ama öyle yağıyordu ki o olmasına rağmen ıslandık.Uzun süre öyle çıkacaklar mı çıkmayacaklar mı,konser iptal mi diye konuşarak bekledik. Bu arada  su bastığı için sahneyi birileri paspaslıyor,görevliler ses sistemini vs kontrol ediyorlardı.Keşke bot falan giyseydim ayakkabılarımın içi bile havuz gibi oldu ve hırkam da sırılsıklam olunca titremeye başladım.O sırada yağmurluk satan biri geldi ve ben 10 liraya bildiğin POŞET aldım.Neyse ki onu giyince biraz iyi hissettim ve yağmur da neredeyse dindi.Sonra ise mor ışaklar,dumanlar ve Him sahnede!!! İşte o an çok heyecanlandım! "Buried alive by love!" diye boğazımı yırttım resmen.Şarkı arasında alkışlar sustuğunda kardeşim "vuuuuuua!" şeklinde bağırınca Ville de "rawr!" yaptı galiba.Bundan emin değiliz ama o sırada tek bağıran oydu ya üzerimize alındık sajdhfjksf.

Wings of a butterfly üniversitedeyken bir ara telefon zilimdi. O yüzden bıkmıştım ama konserde cidden çok eğlenceliydi! Kardeşimle for your soullll oooo ooo diye deli gibi zıpladık. Bu arada Ville şarkı söylerken yere havlu seriyordu ve havlu sererken bile hoş görünüyordu! Ben ise berbat bir haldeydim ve üzerimde poşet vardı.Şansa bak ya bir konser de güzel olayım ne olur.Her zaman güzel görünen insanlar sizi ölesiye kıskanıyorum.


Join me in death'de ise herkesin hep bir ağızdan "baby join me in deaaaaaath" demesi çok hoştu.Konsere gelmeden önce Wicked Game ve Gone with the Sin'i dinlemeyi çok istiyordum.Son şarkı olarak da Wicked Game'i uzun uzun çaldılar. Sahneyi su basması ve sahnenin yukarısındaki brandanın su toplayıp kolonların üstüne düşmesi nedeniyle konseri erken bitirdiler. Ville  "It's not my fault", "We don't know how to swim" gibi bir şeyler deyip gitti. Grup sahneyi terk ettiğinde seyirciler yuhalamaya başladılar ama ben grubun bir suçu olduğunu düşünmüyorum. Zaten resmi facebook sayfalarında da şöyle bir şey paylaşmışlar.


Bu şarkılardan başka da çaldılar tabi ama ben aklımda kalanlardan bahsetmek istedim.Konserden bana kalanlar da bunlar oldu.10 liralık poşet için hala üzgünüm.Umarım bir daha gelirler ve playlist'in hepsini dinleyebiliriz. Gone With the Sin'i dinleyememek çok içimde kaldı.Bu arada dönüşte taksi bulmaya çalışırken bizi taksiye alan kıza tekrar çok teşekkür ediyorum.


9 Mayıs 2014 Cuma

Japonca Müzik 9: Plastic Tree


Plastic Tree daha çok vokalistleri Ryutaro Arimura ile bildiğim bir gruptu.Daha önce sadece bir kaç şarkısını dinliyordum ama bu aralar günümün yarısını onları dinleyerek geçirdiğim için bir yazı yazayım dedim.

Bu yazı daha çok Ryutaro ve Plastic Tree gibi olacak ama seviyorum adamı ne yapayım! Zaten grubun en dikkat çeken yanı Ryutaro'nun ses tonu.Japonca müziğe aşina olmayan insanların bu sesi biraz yadırgayabileceğini düşünüyorum.Sesinin bendeki etkisi ise dinledikten sonra tekrar dinleyeyim dedirtmesi. Kendi kendine mırıldanır gibi şarkı söylemesine bayılıyorum.

 Görünüş olarak ise Ryutaro "L alive!" diyebiliriz.Hatta şöyle süper bir cosplayi var:


Bir de giyiniş tarzını çok seviyorum.T-shirtlerini ve hırkalarını bana verirse mutlu mesut yaşarız bence.Gerçi kendisinin 41 yaşında olması gibi bir durum da var (-_-)



Plastic Tree'nin şarkı sözleri genelde karanlık ve depresif. Okuduklarıma göre Ryutaro küçüklüğünde devamlı oradan oraya taşındığı için pek arkadaşı olmamış ve japoncayı garip konuşmasıyla dalga geçiliyormuş.( Oysa bence gayet tatlı konuşuyor.) Hatta diyor ki  "I'm a lonely person. But that's okay because I've gotten used to things like loneliness."




Son olarak top 3 Plastic Tree şarkımı seçtim:

1.Bunu ciddi seviyorum.




2. Cruel, wonderful world



3.Üçüncü şarkıda çok zorlandım ama sonunda bunda karar kaldım.Bu şarkıda en çok 2:04 gibi başlayan yeri ve sonra gelen gitar solosunu seviyorum.



arigato gozaimashita!







24 Nisan 2014 Perşembe

gone with the sin baby

-Pedagojik formasyon birinci dönemi tamamlamış bulunuyorum!Hem de ilk kez bir dersten (hem de zor olan) AA alarak! Resmen öğrenciliği zirvede bırakıyorum.İkinci dönemde stajı ve sınıf arkadaşlarımın önünde 15 dk ders anlatmayı da atlatırsam çok mutlu olacağım.

-Kursta ikinci kanji kitabına geçtik.Sensei diğer 250'yi öğrendiniz deyince bizim öğrendik öğrendik diye kafa sallamamız çok komikti çünkü kimse tam olarak hepsini bilmiyor.



 -Arada sırada How I Met Your Mother'ın final bölümü aklıma geliyor da üzülüyorum.Bir de nasıl sinirimi bozmuşsa rüyamda Barney Stinson'a sarılıp hüngür hüngür ağlıyordum shfsjdf.Son sezonlara doğru tam bir ted mosby fan girlüydüm.AMA ŞU BAKIŞA BAKAR MISINIZ! Bir de burada o kadar güzel "remembering this" diyordu ki ben bile gözlerinden kalp çıkan anime karakteri gibi oldum.



-------------- GAME OF THRONES SPOILER:
Game Of Thrones'un yeni sezonunun başlamasıyla pazartesileri heyecanla bekleyecek bir şey oldu.Cofri'nin ölmesi konusuna gelirsek sevindim tabi ama ben Jack Gleeson'u çok seviyordum ya.Bir de daha bir şeyde oynamayacakmış.Biri döndürsün şu çocuğu o yoldan.
-------------------------------------------

-Dün  lomo makinemin ilk filmini fotoğrafçıya verdim.Ne çıkacak çok merak ediyorum.Düzgün bir iki fotoğraf çıkarsa buraya koyacağım.



-Eskiden televizyonda ara sıra izlediğim Malcom in the middle'ı izlemeye başladım ve çok eğleniyorum.Allahtan 7 sezon ama şimdiden bitince ne yapacağım diye düşünüyorum.O derece sevdim şu aileyi.




-Bu aralar beni en sevindiren haberlerden biri 2 Ağustos'taki HIM konseri oldu.Çünkü bu yaz Japonya'ya gidemiyorum ve bu benim için teselli armağanı gibi bir şey.Yani düşününce: VILLE VALO'YU CANLI CANLI GÖRECEĞİM! Tabi boyum yeterse jfdslfk. Sahne önüne verecek param yok.Öbür türlü de önüme mutlaka benden uzun boylu biri geçiyor ve ben arada zıplayarak sahneyi görebiliyorum-_-'' Neyse sesini duyacağım ya o da güzel.


21 Kasım 2013 Perşembe

Japonca Müzik 8 :SID (シド)


Bateri:Yuuya-Vokal:Mao-Bass:Aki-Gitar:Shinji

Yine kafamı bir gruba taktım hayırlı ve uğurlu olsun.Dün sabahın köründe uyanıp (5!) uyuyamayınca SID'le ilgili videoları izlemeye başladım.Sonrasında da bütün günüm SID dinleyerek geçti.Yazın başka bir şehre çalışmaya gitmeden önce,orada dinlerim diyerek best of albümünü indirmiştim.Fakat mp3 çalarım şarkıları çalmayıp sorun çıkarınca kalmıştı öyle.Geçen o albümü bilgisayarda dinlemeye başladım ve bayıldım.Sonra da böyle oldu işte.

Grup elemanları çok şirin ama ben en çok bass gitarist Aki'yi sevdim.Adam nedense Ai Yazawa animelerinden çıkmış gibi geliyor bana.Zaten en sevdiği marka da Vivienne Westwood'muş.(Yine gidip daha yararlı bir şeyler öğreneyim ben bunları neden biliyorum dediğim anlardayım dshgfdh)  Onun dışında baterist Yuuya çok tatlııı.Röportajlardaki hali çok komik.Shinji'yi de sevdim! Mao'nun sesi çok güzel.İzlediğim konser kayıtlarında da o kadar iyi söylemiş ki!

Okuduğum yorumlara göre grup visual kei çizgisinden görünüş olarak bir süre sonra kaymış.Benim bu daha çok hoşuma gidiyor açıkçası.

Yuuya,Mao,Aki,Shinji

Grubun dinlediğim şarkılarından çoğunu sevdim.Fakat en çok sevdiğin hangisi derseniz.Otegami derim.Çünkü bu şarkıda J-rock ile ilgili sevdiğim her şey var (güzel ses,güzel melodi,güzel gitar solosu) ve  ilk başta sözleri anlamasam da şarkı beni çok etkiledi.Şarkının sözlerin başladığı kısmında arkada çalan ne olduğunu bilmediğim enstrüman da çok hoşuma gidiyor.Klibe gelirsek Aki ne yapıyorsun canım?!





Bunu sözleriyle birlikte dinleyip duygulanalım.



Grubu sevmeye başladığım şarkı  Ajisai'ydı aslında.Melodisi çok güzel.




Son olarak Kuroshitsuji izleyenlerin aşina olduğu Monochrome no Kiss.




Japonya'ya gidersem gitmek istediğim konserlere SID'i de ekledim.O zamana kadar şarkıları dinleyip hayal kuracağım tabi.

Japanese bands are ruining my life!




29 Eylül 2013 Pazar

Japonca Müzik 7

Bu aralar hep Hana Yori Dango'nun müziklerini dinliyorum.

Şu şarkıda çok duygulanıyorum.Zaten bir şarkıda arigatou ve sayounara geçiyorsa tamamdır benim için.Kadının sesi de çok güzel ^_^




Planetarium'dan burada üçüncü bahsedişim.Artık kaç kere dinlediğimi ben de bilmiyorum ve hiç de bıkacak gibi değilim.




Bu da HYD ikinci sezondan.Dinlerken adeta bir sevgi yumağı oluyorum haha.Sevdiğim Arashi şarkılarıyla ilgili bir post yapmalıyım bir ara.



21 Haziran 2013 Cuma

Japonca müzik 6

     Şurada da bahsettiğim Nightmare benim en sevdiğim J-rock grubu.(Konserlerine giderim umarım bir gün...)
     Bu şarkıyı da bu aralar tekrar tekrar dinlemekteyim ^_^




10 Kasım 2012 Cumartesi

Japonca müzik 5

I know we could dream for tomorrow
To share the long forgotten Glamorous Day.



Bir şu.Bir de bu:




31 Ekim 2012 Çarşamba

Halloween temalı şeyleri seven biri olarak bugün kedilerimle öyle bir resim çekecektim ama onlar cadı şapkasını tırmalamayı ve ısırmayı seçtiler tabi =^.^=




Ve şarkı:Halloween Party - HALLOWEEN JUNKY ORCHESTRA 

9 Eylül 2012 Pazar

Japonca müzik 4

"Hi Miss Alice
With your glass eyes
What kind of dream
Can you see?"



Bugün bu şarkıyı söylemeye çalışarak katletmeseydim iyiydi.



17 Ağustos 2012 Cuma

Japonca müzik 3

Bu tarz şarkılar Japonca daha bir dokunaklı oluyor sanki.




"kokoro kara kimi wo ai shiteruuuuuu"  (sadece bu kısmını doğru söylüyorum sanırım hehe^^)
bu siteyi seviyorum.

5 Haziran 2012 Salı

"Bu Aralar..." Yazısı (Kaç oldu saymıyorum)


Merhaba.Bu aralar hayatım böyle bir şey.Uzun süredir içimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu ama ben bir şeylerle oyalanmadan durabilecek bir insan da değilim.Bir şeyler yapmam lazım.Böylece tekrar öykü yazmaya başladım.Bu defteri alalı ne kadar oldu hatırlamıyorum bile.Yeni yeni yazmaya başladım ve her bir sayfa doldukça kendimi birazcık daha mutlu hissediyorum.

Yazmak konusunda bu aralar bana en çok ilham veren insan;Neil Gaiman.Kitaplarından birini okumamışsanız Coraline ve Yıldız Tozu filmleri kendisinin kitaplarından uyarlanmıştır.Bu da tumblrda okuyucularından birinin sorduğu yazarken tıkanmakla ilgili soruya verdiği cevabın bir kısmı.Bilgisayarımda "neil adamsın" ismiyle kayıtlı hehe^_^


Bir konuşmasında da "And now go, and make interesting mistakes, make amazing mistakes, make glorious and fantastic mistakes. Break rules. Leave the world more interesting for your being here. Make good art." demiş bir insandır.

Onun dışında bana ilham veren bir diğer şey Death Poets Society filmi oldu.Bu kadar zamandır nasıl olur da izlememişim.Bizim bölüme John Keating gibi birkaç hoca olsaydı ne olurdu?



Bu baya karışık bir yazı oldu ama bu aralar en çok bunu dinliyorum sanırım.Japonca dinlemeyi seviyorum ve yavaştan japonca öğrenmeye başlayacağım.5.48'deki soloya dikkat lütfen.Bir de "the future in which you aree" dediği kısıma. Duygulandırdın^_^



13 Mayıs 2012 Pazar

Japonca Müzik 2

Bu aralar japonca müzik dinlemeyi çok seviyorum.Özellikle şurada bahsettiğim;Nightmare.
Anlamasam da röportajlarını falan izliyorum bir de ^_^ Yani benim japonca öğrenmem şart oldu.

Bu arada Franzsızca Raison D'etre varoluş nedeni demekmiş.Claymore animesinin de opening şarkısıymış.Henüz izlemedim.



Visual kei grupları arasında The Gazette'nin çok sevildiğini gördüm.Şu şarkı sayesinde sorrow made youuu sorrow made youu diye geziyorum.



(Peki ya şarkının başının ingilizce olduğunu fark ettiniz mi? ^_^)



29 Nisan 2012 Pazar

Japonca müzik 1: Nightmare

Death Note'un ilk açılışı The World  ve kapanış şarkısı Alumina ile tanıdığım Nightmare bir visual kei grubu.Bir kaç gündür videolarını izleyip duruyorum ve diğer şarkılarını da dinledikçe çok sevdim.Bir de şarkı sözlerine dilim dönse iyi olacak.(Benim Japonca öğrenmem lazımm.)


24 Mart 2012 Cumartesi

 İlkbahar geldiği için çok mutluyum ve havalar ısındığında hep bu şarkıyı dinleyerek yürürüm.                                                    

                                           Love Will Come Through by Travis on Grooveshark

       



6 Şubat 2012 Pazartesi

Bazen piyano çalabilmeyi çok istiyorum.Özellikle de Regina Spektor dinlerken.


Après Moi by Regina Spektor on Grooveshark

"Après moi le deluge,
After me comes the flood"

7 Ağustos 2011 Pazar

bir facebook albümü olsaydı "Summer 11" olması muhtemel yazı bölüm 2(Copy-paste yaptım evet):Rock'n Coke

Tatildi,yolculuktu,wow karakterim 60 level olacaktı derken bir türlü şu yazıyı yazamadım.Şimdi fırsat bulmuşken bir şeyler söyleyeyim.

Kendimi bildim bileli içimde bir müzik,sahne ve konser sevgisi var.Aynı şarkıyı hep beraber söyleyen kalabalıklar heyecanlandırır ve duygulandırır beni.Diğer senelerde Rock'n Coke'u televizyondan izler "ah ben de orada olacaktım" diye düşünürdüm.Sonunda bu sene gidebildim.

-O gün Kadıköy'den yola çıktık ki yol git git bitmedi.Tamam festivalin yeri güzel ama daha yakın bir yer olamaz mıydı? Bir an yol hiç bitmeyecek sandım.

-Öğrenci biletleri öğrenci kimliği göstermeden geçersiz.Daha lisede olan kardeşime fark ödemek zorunda kaldık.Liselilerin öğrenci kimliği mi var yahu?

-Tabi ki her konserde ve festivalde olduğu gibi bir bardak suya kat kat fazla para ödüyorsunuz.

-Fazla gölgelik alan olmaması ve havanın o gün çok sıcak olması nedeniye piştik!

-Festivalin ana sahnesi çok güzeldi.Onun dışında alternatif sahnelerde de müzik dinleyebilme seçeneği çok hoş.

-veeeeee The Kooks'u canlı dinledim.Mutlu oldum.
So naive yet so!
"Küçücük boyunla sen nasıl resim çekeceksin" diyerek sahnenin resimleri çeken sevgilime de teşekkür edeyim bu vesileyle.