fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2016 Salı

yasumi

Bu ay Japonya'dan döndüğümden beri var olan saçma ruh halimden biraz daha uzaklaştığımı hissediyorum.Zaten işim büyük bir zamanımı alıyor ve kafamı çok meşgul ediyor.Her çalışan insan böyle mi hissediyor bilmiyorum ama sanki robotik bir şekilde o gün içinde yapmam gerekeni yapıyorum.Her sabah uyandığımda kendime bu zor gün de bitecek,sonra da odama gelip dinleneceğim diye düşünüyorum.Her gün çocuklara bir şeyler anlatmaya çalışmak beni bu sene de çok yoruyor.Özellikle birinci sınıflarla olan dersimde çok sıkılıyorum.Bazen yine istifa etmek istiyorum.Bazen de yaptığım işin iyi yanlarını görüp seviniyorum.Bu sene iş arkadaşlarım da çok tatlı insanlar.Yazın istifa edersem bir tek ona üzülürüm. (Ve tabi bazı öğrencilerime)  Yeni bir karar vermem gerekiyor ama keşke ne yapmam gerektiğinden emin olabilseydim.

Neyse ki bu tatil biraz iyi geldi.İlk hafta karlı ve çok güzeldi.Ben de evde durmaktan sıkılıp kendimi dışarı attım.Azıcık da dondum evet.





Zamanım da olunca tekrar anime izlemeye başladım.Bu sezon Boku Dake Ga Inai Machi favori animem.Bitince buraya yazısını kesinlikle yazacağım.Bunun dışında Noragami'nin ikinci sezonunu çok beğendim.Yaşasın Yatoism! Bir de Kazuma'yı çok beğeniyorum,kendisine talibim.

Ponçi de benimle beraber izledi (daha doğrusu uyudu evet)

Yıllardır okumak istediğim ve büyük Gaiman fanı olarak okumadığım için kendimi ayıpladığım Amerikan Tanrıları'nı da okumaya başladım.

Yarısına geldiğim için sevinçliyim

Bir de dnr'da bakıp gözümün kaldığı  "all ends with beginnings" yazan defteri aldım.Ona bir yıl içinde okuduğum kitapları,izlediğim filmleri vs yazacağım.Japonca bir şeyler de karalarım.Keşke azıcık çizim de yapabilseydim.



Bu zaman içerisinde ygs'ye başvurduğum için deneme sınavı bile çözdüm.Kalan tatil günlerimi de iyi değerlendirmeye çalışacağım.Şu tatil keşke daha uzun olsaydı.Şimdi geri dönmek çok zor olacak.





27 Nisan 2014 Pazar

Bir de fotoğrafı yamuk çekmezsem (^^)

Analog fotoğraf makinesi çok zevkli bir şeymiş.Ne çektiğini bilmiyorsun ve ne çıkacak diye heyecan yapıyorsun.Geçen Lomo makinemin ilk sonuçlarını aldım.Çoğu fotoğrafı yamuk çekmişim (sigh -_-') Çoğunun da renkleri çok karanlık çıkmış ama aralarından bir kaç tane düzgün çıktı diye çok mutluyum.İşte böyle:








24 Nisan 2014 Perşembe

gone with the sin baby

-Pedagojik formasyon birinci dönemi tamamlamış bulunuyorum!Hem de ilk kez bir dersten (hem de zor olan) AA alarak! Resmen öğrenciliği zirvede bırakıyorum.İkinci dönemde stajı ve sınıf arkadaşlarımın önünde 15 dk ders anlatmayı da atlatırsam çok mutlu olacağım.

-Kursta ikinci kanji kitabına geçtik.Sensei diğer 250'yi öğrendiniz deyince bizim öğrendik öğrendik diye kafa sallamamız çok komikti çünkü kimse tam olarak hepsini bilmiyor.



 -Arada sırada How I Met Your Mother'ın final bölümü aklıma geliyor da üzülüyorum.Bir de nasıl sinirimi bozmuşsa rüyamda Barney Stinson'a sarılıp hüngür hüngür ağlıyordum shfsjdf.Son sezonlara doğru tam bir ted mosby fan girlüydüm.AMA ŞU BAKIŞA BAKAR MISINIZ! Bir de burada o kadar güzel "remembering this" diyordu ki ben bile gözlerinden kalp çıkan anime karakteri gibi oldum.



-------------- GAME OF THRONES SPOILER:
Game Of Thrones'un yeni sezonunun başlamasıyla pazartesileri heyecanla bekleyecek bir şey oldu.Cofri'nin ölmesi konusuna gelirsek sevindim tabi ama ben Jack Gleeson'u çok seviyordum ya.Bir de daha bir şeyde oynamayacakmış.Biri döndürsün şu çocuğu o yoldan.
-------------------------------------------

-Dün  lomo makinemin ilk filmini fotoğrafçıya verdim.Ne çıkacak çok merak ediyorum.Düzgün bir iki fotoğraf çıkarsa buraya koyacağım.



-Eskiden televizyonda ara sıra izlediğim Malcom in the middle'ı izlemeye başladım ve çok eğleniyorum.Allahtan 7 sezon ama şimdiden bitince ne yapacağım diye düşünüyorum.O derece sevdim şu aileyi.




-Bu aralar beni en sevindiren haberlerden biri 2 Ağustos'taki HIM konseri oldu.Çünkü bu yaz Japonya'ya gidemiyorum ve bu benim için teselli armağanı gibi bir şey.Yani düşününce: VILLE VALO'YU CANLI CANLI GÖRECEĞİM! Tabi boyum yeterse jfdslfk. Sahne önüne verecek param yok.Öbür türlü de önüme mutlaka benden uzun boylu biri geçiyor ve ben arada zıplayarak sahneyi görebiliyorum-_-'' Neyse sesini duyacağım ya o da güzel.


9 Mart 2014 Pazar

Sonunda (^^)

bebeyim

Url değiştirdikten sonra yazdıklarım kumanda paneline düşüyor mu hala bilmiyorum.Kendi kendime konuşuyor da olabilirim sdhgafhjdf.Neyse neredeyse iki yıldır istediğim analog fotoğraf makinesine kavuşmuş bulunuyorum!! Kendisi kardeşimin hediyesi !! Yeni yılda yapılacaklar listemdeki maddelerden birinin üzerini çizdim böylece.

Analog makineyi pek bilmediğim için sonuçlar ne olacak çoook merak ediyorum.Bugün bahçeye çıktım ve kedilerimin fotoğrafını çekmeye çalıştım.Ne kadar zormuş! Kediyi bir türlü istediğim yere getiremedim. Sonunda bir poz çektim ama net çıkar mı bilmiyorum.Umarım bir kaç tane düzgün fotoğraf çıkar ve ben de burada paylaşırım.

5 Aralık 2013 Perşembe

Snail Mail 1

Dün Japonya'dan paket geldiğini duyunca yerimde zıpladım.Gidip paketi aldığımda ise o kadar şaşırdım ki.Mektup arkadaşım bana tüm Japonya'yı yollamış! Bu kadar fazla şey göndereceğini düşünmemiştim.Ben de çok özenerek,uğraşarak bir şeyler göndermiştim ama cidden çok şaşırdım ve çok mutlu oldum.Biri bana Japonları niye seviyorsun diye sorarsa (ki soran da olmadı ya) bunu göstereceğim.Bloga yazıcak yeni bir şey bulduğum için de sevinçliyim.Bunları paylaşıp insanların ahını almak istemiyorum gerçi.Gomen ne!


Bugün hepsini böyle yatağımın üzerine dizdim ve pockylerden başladım tabi.Yeşil çaylısı pocky'nin yeni ürünüymüş. Ben çok da sevemedim ama çikolatalısı süper!



Bu koalalı şeylerin de tadı güzel.Çok da şirin değil mi? ^^


Kutularda olanların hepsinden birer tane yedim.Limonlu olan tofita gibi bir şey.Ortada karamelli olan da öyle.Diğerlerini henüz yemedim.Kitkatları sona mı saklasam.


Bunlardan başka kurabiye,sebzeli cips ve patates kızartması gibi bir şey göndermiş.Patates kızartması olan çok tuzluydu.Japon çayı da göndermişşş.Onu da henüz içmedim ama tadını nasıl buldum buraya eklerim belki sonra.

Bu da arkadaşımın mektubu.Ben görüşürüzü Japonca yazmıştım,o da Türkçe yazmış.
Çok tatlı ^o^



6 Kasım 2013 Çarşamba

kediler ve diğer şeyler



Bu aralar beni dışarı çıkarabilecek tek şey Japonca kursu galiba.Onun dışında kaç gündür sinemaya gitmeyi bile erteliyorum.Bazen kafamı oyalayacak çok şey oluyor,bazen de kendi tembelliğimden dışarı çıkmak istemiyorum.İzleyecek çok anime,dizi ve film olması da ayrı bir konu tabi.Kardeşim üniversiteyi başka şehirde kazanınca da çenem sosyal ağlara vurdu resmen.Çünkü o evde olduğu zaman ne güzel onun kafasını şişiriyordum.


Geçen hafta kursta kur atlama sınavı vardı.Gramer sınavını tam anlamıyla batırdım! Çünkü hem en önemli iki konuyu kaçırmışım,hem de Japonca gramer konuları gittikçe zorlaşıyor.Neyse ki kanji sınavımın sonucu iyi oldu.Japoncam gerçekten iyi olsun istiyorum ama dikkati o kadar dağınık bir insanım ki hiçbir zaman çok çalışkan bir öğrenci olamadım.Yine de daha çok çaba sarf etmem gerektiğini biliyorum.


Ne zamandır snail mail arkadaşım olsun istiyordum.Bunun için interpalsta Japon bir kıza mesaj yazmıştım.Bu konu hakkında biraz konuştuktan sonra kız bana bir daha cevap atmadı.Ben de gidip başka birine daha sordum.Fakat bu ilk sorduğum kız yıllar sonra mesaj atınca iki tane snail mail arkadaşım olmuş oldu.(Bunu düzgün anlatabildim umarım haha) İki paket ve iki mektup hazırlamak beni baya yordu açıkçası.Ne yollasam ne yazsam derken bittim.Paketler onlara ne zaman ulaşacak,yolladıklarımı beğenecekler mi,onların yolladıkları bana ne zaman ulaşacak bunları merakla bekliyorum.

Bayadır buraya kedi fotoğrafı koymadığımı fark ettim.Ailem evde kedi beslemeye pek sıcak bakmadığı için evde kedim yok.(Ki onlar da kedileri seviyorlar.) Fakat  evimizin bahçesinde ne kadar yerse yersin devamlı aç olan dokuz tane kedimiz var.Bunlardan biri de şurada (ortadaki tip!) minik halini görebileceğiniz Limon.Kendisi evin içine girmekte oldukça kararlı.Öyle ki odamın camına tırmanıp ben onu içeri alana kadar miyavlıyor.


Geçen kapı aralığında eve daldığında da bu fotoğrafı çekerek bir klişeye imza atmış olduk ^^


Vee sonunda öykü yazmak için aldığım deftere başladım.Aklıma yatan bir öykü fikri vardı ve bir kısmını  yazmıştım ama biraz daha kendimi geliştirdikten sonra devamını yazmak istiyorum.O yüzden öykünün birinci kısmını temize çekeceğim.Sonrası konusunda da pek bir fikrim yok.


Bu (Spirited Away'i izleyenler biliyordur^^)  bana ilham veren şarkılardan  biri.Bu yazının da şarkısı olsun:


23 Haziran 2013 Pazar

Bu aralar


Bu varlık bahçede beslediğimiz kedilerden birinin yavrusu.Sarı bir kedimiz oldu diye sevinçliyim.Umarım güzel büyür minik.


Bu defterleri çok sevdim ama hangisini alacağıma karar veremedim.Üzerlerinde yazanlar ayrı ayrı güzel bence.


                
 Death Note anahtarlığım olduuu.Arkasındaki resim çok tatlı ^_^ 



Animelerde yenen yemeklere, içilen içeceklere hep özenirim.O yüzden arkadaşım bir yerde Dr Pepper olduğunu söyleyince hemen alalım nasılmış bakalım dedim.(Dr Pepper Steins Gate animesinin baş karakteri Okabe Rintarou'nun çok sevdiği içecek.) Sonuç olarak şurup gibi tadı olan bir şeymiş bu.Yarısından fazlasını içemedim.Belki diğer çeşitleri güzeldir bilemiyorum.



Çalışmaya başlayacağım için bir bölümü mavi-yeşil saçlarıma bir süre güle güle dedim.Saç mevzusunun da bir sonu yok cidden.Aklım hep başka renklerde.Bir de hep Japon gibi düz saçlı olmak istedim ben :'/

26 Nisan 2013 Cuma

böyle


Bir heves edip kil hamuru aldım.Tabi sadece bir tane onigiri ve susuwatari yapıldıktan sonra yarısından fazlası kaldı.Kalanlarla kendime susuwatari ordusu yapabilirim.

Mission Complete!

Harry Potter dvdlerini tamamladım.(Bu arada Melez Prens'i aldıktan bir hafta sonra özel basımlı dvdsinin olduğunu görmem hiç hoş olmadı hiç.) Kardeşimle seriyi her hafta bir film olarak izledik.Quidditch maçlarını izlerken tezahürat yaptık,Snape'in "always" dediği sahne bizi bitirdi (Serinin en iyi karakterlerinden birini iyi ki Alan Rickman oynamış.) ve yine Helena Bonham Carter ne cool kadın dedik.Aradan bir kaç sene geçsin,biraz unutalım tekrar böyle izlemeyi planlıyoruz.Dvdler tamamlandı sıra kitaplara da gelecek.



Sahilde Kafka uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı.Kitabı bitirdim ama kafamı karmakarışık bıraktın Murakami! Bir de  sonlara doğru bu olaylar nasıl birbirine bağlanacak diye kitabı elimden bırakamadım.Kafka Tamura,kedilerle konuşabilen Nakata ve Oşima sevdiğim karakterler oldu.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Halloween temalı şeyleri seven biri olarak bugün kedilerimle öyle bir resim çekecektim ama onlar cadı şapkasını tırmalamayı ve ısırmayı seçtiler tabi =^.^=




Ve şarkı:Halloween Party - HALLOWEEN JUNKY ORCHESTRA 

10 Mayıs 2012 Perşembe

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Bu aralar

Bu aralar aslında çok sıkılıyorum ama oyalanacak bir şeyler bulmaya çalışıyorum.Kitap okuyorum,öykü yazmaya çalışıyorum ve japonca müzik dinliyorum.


Minik ^_^



Çilek yetiştirmeye karar verdim.
Bu aralar kırtasiye sevgim tavan yaptı.Hobi olarak kırtasiye geziyorum.