japonca müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
japonca müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2016 Cumartesi

Japonca Müzik 11 : Kenshi Yonezu


Uzun süre sonra üşenmeyip yazı yazabilmemin nedenlerinden biri Kenshi Yonezu, diğeri de kitap okuyamıyorum (çünkü kafam karman çorman)  bari yazı yazayım düşüncem. Kenshi Yonezu hem vocaloid yapımcısı hem söz ve şarkı yazarı hem şarkıcı hem de illüstratör ( bakınız ) Bunların üzerine bir de son çıkardığı klipte dans ediyor ama oraya en son geleceğim.


Kenshi Yonezu  kendi ismiyle albüm çıkarmadan önce  "Hachi " takma ismiyle vocaloid şarkılar yayınlıyordu. Donut Hole, Matryoshka ve Musunde Hiraite Rasetsu to Mukuro  gibi vocalaid şarkıların da yapımcısı kendisidir.Bu türü seviyorsunuz mutlaka dinlemelisiniz! Ben utaite versiyonları daha çok seviyorum ama buraya vocaloidleri bırakıyorum.








Kenshi, 2012'de Diorama  albümü ile  Hachi yerine kendi ismini kullanmaya ve kendi şarkı söylemeye başladı. Ben onu ilk çok sevdiğim Eine Kleine şarkısıyla keşfettim.Daha sonra bu şarkının bir sürü coverını da dinledim tabi.Welcome to Utaite Hell! Ondan sonra da Metronome, Santa Maria, Vivi gibi şarkıları da beraberinde geldi.



"Atashi anata ni aete hontou ni ureshii no ni
Atarimae no you ni sorera subete ga kanashiinda"




Son çıkardığı kliple de şarkı yazmasının,şarkı söylemesinin ve resim çizmesinin yanında bir de dans edebildiğini (azcık yetenek de bize bıraksaydın öh) görmüş olduk. Şarkıyı da klibi de çok sevdim.Bıkana kadar dinleyeceğim büyük ihtimalle. Bir sonraki Japonya ziyaretimde de umarım konserine denk gelebilirim ve sahnede ayrı güzel görünen bu yetenekli insanı canlı dinlerim.(ne oluuuur!) 





18 Nisan 2015 Cumartesi

Japonca müzik 10:Ito Kashitaro (ve utaite nedir?)

Her şey tumblrda Ito Kashitaro'nun klibinin görsellerini görmemle başladı.Neymiş bu diye bakarken Kashitaro fanı olmam bir gün bile sürmedi galiba.Bakın ben de bir şeyleri sadece sevmek istiyorum ama olmuyor çünkü benim beynim şöyle şöyle çalışıyor.Sonra videolar,tumblrda araştırmalar,röportajlar derken kendimi neredeyse hiçbir şey anlamadığım japonca programlar izlerken buluyorum.Zaten benim sonum bu güzel sesli Japonlardan olacak (>_>)

Kashi'ye geçmeden önce utaite nedir ondan bahsetmek istiyorum.Utaite, genellike vocaloid şarkıların coverlarını yapıp nicconico'ya (japonların video paylaşım sitesi) yükleyen insanlara deniyormuş.Ben normalde vocaloid hiç sevmem,o metalik ses beni sinir eder.Fakat o kadar güzel sesli insanlar var ki bazı şarkılar müthiş olmuş. Kashi de ünlü utaitelerde biri.Ayrıca bir kısmı vocaloid coverlarından,bir kısmı da kendi şarkılarından oluşan iki tane albümü var.

Sesine aşık olunca görüntüsü nasıl diye merak ettim tabi.Kendisi yüzünü pek beğenmediği için canlı yayınlarında,röportajlarında ve canlı performanslarında tilki maskesi takıyor.(o maskeden ben de istiyorummm) Fakat ben durur muyum videolarını araştırırken eski grubunun klibini buldum ve maskesiz halini de gördüm.(ama o da bana kalsın hehe.) Tumblr'da  da biri "ikemen without a face" yazmış ki öyle değil de ne!





İlk dinlediğim şarkı Boku no hoso michi'ydi.Klibi de çok sevdim.



Sesine aşık olmam da bununla başladı.



Bunu bugün karaoke söylemeyi deneyip öldüm fdsjhfd



Yakusoku no starry night da favorilerim arasında:






Son olarak da:




9 Mayıs 2014 Cuma

Japonca Müzik 9: Plastic Tree


Plastic Tree daha çok vokalistleri Ryutaro Arimura ile bildiğim bir gruptu.Daha önce sadece bir kaç şarkısını dinliyordum ama bu aralar günümün yarısını onları dinleyerek geçirdiğim için bir yazı yazayım dedim.

Bu yazı daha çok Ryutaro ve Plastic Tree gibi olacak ama seviyorum adamı ne yapayım! Zaten grubun en dikkat çeken yanı Ryutaro'nun ses tonu.Japonca müziğe aşina olmayan insanların bu sesi biraz yadırgayabileceğini düşünüyorum.Sesinin bendeki etkisi ise dinledikten sonra tekrar dinleyeyim dedirtmesi. Kendi kendine mırıldanır gibi şarkı söylemesine bayılıyorum.

 Görünüş olarak ise Ryutaro "L alive!" diyebiliriz.Hatta şöyle süper bir cosplayi var:


Bir de giyiniş tarzını çok seviyorum.T-shirtlerini ve hırkalarını bana verirse mutlu mesut yaşarız bence.Gerçi kendisinin 41 yaşında olması gibi bir durum da var (-_-)



Plastic Tree'nin şarkı sözleri genelde karanlık ve depresif. Okuduklarıma göre Ryutaro küçüklüğünde devamlı oradan oraya taşındığı için pek arkadaşı olmamış ve japoncayı garip konuşmasıyla dalga geçiliyormuş.( Oysa bence gayet tatlı konuşuyor.) Hatta diyor ki  "I'm a lonely person. But that's okay because I've gotten used to things like loneliness."




Son olarak top 3 Plastic Tree şarkımı seçtim:

1.Bunu ciddi seviyorum.




2. Cruel, wonderful world



3.Üçüncü şarkıda çok zorlandım ama sonunda bunda karar kaldım.Bu şarkıda en çok 2:04 gibi başlayan yeri ve sonra gelen gitar solosunu seviyorum.



arigato gozaimashita!







21 Kasım 2013 Perşembe

Japonca Müzik 8 :SID (シド)


Bateri:Yuuya-Vokal:Mao-Bass:Aki-Gitar:Shinji

Yine kafamı bir gruba taktım hayırlı ve uğurlu olsun.Dün sabahın köründe uyanıp (5!) uyuyamayınca SID'le ilgili videoları izlemeye başladım.Sonrasında da bütün günüm SID dinleyerek geçti.Yazın başka bir şehre çalışmaya gitmeden önce,orada dinlerim diyerek best of albümünü indirmiştim.Fakat mp3 çalarım şarkıları çalmayıp sorun çıkarınca kalmıştı öyle.Geçen o albümü bilgisayarda dinlemeye başladım ve bayıldım.Sonra da böyle oldu işte.

Grup elemanları çok şirin ama ben en çok bass gitarist Aki'yi sevdim.Adam nedense Ai Yazawa animelerinden çıkmış gibi geliyor bana.Zaten en sevdiği marka da Vivienne Westwood'muş.(Yine gidip daha yararlı bir şeyler öğreneyim ben bunları neden biliyorum dediğim anlardayım dshgfdh)  Onun dışında baterist Yuuya çok tatlııı.Röportajlardaki hali çok komik.Shinji'yi de sevdim! Mao'nun sesi çok güzel.İzlediğim konser kayıtlarında da o kadar iyi söylemiş ki!

Okuduğum yorumlara göre grup visual kei çizgisinden görünüş olarak bir süre sonra kaymış.Benim bu daha çok hoşuma gidiyor açıkçası.

Yuuya,Mao,Aki,Shinji

Grubun dinlediğim şarkılarından çoğunu sevdim.Fakat en çok sevdiğin hangisi derseniz.Otegami derim.Çünkü bu şarkıda J-rock ile ilgili sevdiğim her şey var (güzel ses,güzel melodi,güzel gitar solosu) ve  ilk başta sözleri anlamasam da şarkı beni çok etkiledi.Şarkının sözlerin başladığı kısmında arkada çalan ne olduğunu bilmediğim enstrüman da çok hoşuma gidiyor.Klibe gelirsek Aki ne yapıyorsun canım?!





Bunu sözleriyle birlikte dinleyip duygulanalım.



Grubu sevmeye başladığım şarkı  Ajisai'ydı aslında.Melodisi çok güzel.




Son olarak Kuroshitsuji izleyenlerin aşina olduğu Monochrome no Kiss.




Japonya'ya gidersem gitmek istediğim konserlere SID'i de ekledim.O zamana kadar şarkıları dinleyip hayal kuracağım tabi.

Japanese bands are ruining my life!




29 Eylül 2013 Pazar

Japonca Müzik 7

Bu aralar hep Hana Yori Dango'nun müziklerini dinliyorum.

Şu şarkıda çok duygulanıyorum.Zaten bir şarkıda arigatou ve sayounara geçiyorsa tamamdır benim için.Kadının sesi de çok güzel ^_^




Planetarium'dan burada üçüncü bahsedişim.Artık kaç kere dinlediğimi ben de bilmiyorum ve hiç de bıkacak gibi değilim.




Bu da HYD ikinci sezondan.Dinlerken adeta bir sevgi yumağı oluyorum haha.Sevdiğim Arashi şarkılarıyla ilgili bir post yapmalıyım bir ara.



24 Ağustos 2013 Cumartesi

It's hard to be a fangirl these days

Hana Yori Dango'yu niye daha önce izlememişim ki? Dokuz bölümü nasıl izledim bitirdim anlayamadım.
İlk bölümlerde Domyouji'ye sinir olurken şimdi Domyoujiiiiiiiiiiii diye koşabilirim.İnternet bağlantısını zor bulduğum yazlığa da ikinci sezonunu indirmeden gelerek süper yapmışım cidden (sigh) Şu şarkıyı dinleyip bir köşede ağlayayım ben.


30 Temmuz 2013 Salı

İzlenilen Filmler

Solanin


Solanin'i çok sevdiğim için filmini de izlemeliyim dedim.Manga çok iyi olduğu için film onun biraz aşağısında kalmış.Bu da normal bir şey bence.Film biraz yavaş ilerliyordu ama mangası kadar olmasa da sevdim.Şurada mangası ile ilgili yazım olduğu için konusunu  tekrar yazmıyorum.

Meiko rolünde Aoi Miyazaki gayet iyi olmuş.Bu kızı daha önce Nana'da Hachiko olarak izlemiştim.O zaman Mika Nakashima'nın yanında o kadar dikkatimi çekmemişti.Solanin'de şu kaküllü,küt saç modeliyle ne tatlı olmuş.Tabi bu benim çok sevdiğim halde hiçbir zaman sahip olamayacağım o saç tipine olan sempatimden de kaynaklanıyor olabilir  -_-'

Bu konuşmayla kalbimi çaldın Taneda.

Filmde en çok son sahnelerde duygulandım.Çünkü Solanin şarkısını çok seviyorum.Ben de gitarla çalıp söylesem mi diye de heveslendim.Hemen gidip kardeşime sordum bana bunun akorunu bul diye.Kolay dedi.Sonra üşenmezsem bana öğretir de çalarım ^_^

"The little piece of the future I saw
Was waving goodbye"





Kimi Ni Todoke


Bu filmi ne güzel festivalde izleyecektim ben! Ne yazık ki yer ve saat uymadığı için gidemedim.O olmayınca da izlemeyi hep erteledim.

Film hakkında söyleyecek fazla bir şeyim yok aslında.Genel olarak güzel bir uyarlama olmuş.Oyuncular da çok tatlıydı.Özellikle Miura Haruma sen ne güzel Kazehayasın öyle :D Kazehaya'nın o elini yüzüne koymalı hareketini de çok iyi yapmış (anladınız siz dhfsdcf )  Bir de Chizu'yu oynayan kızı çok beğendim ben.Hem çok güzel oynamış hem de çok şirindi kendisi.Bakınız bu.


Kimi ni Todoke'nin animesini izlediğimde (anime ile ilgili yazım) oradaki okul yaşamına,arkadaşlıklara çok özenmiştim.Filmi izlerken de yine o duyguyu yaşadım.Ben de sakura yaprakları düşürken okula yürümek istiyorum ya! Bir de yukata giyip havai fişek izlemeye gitmeden ölmezsem iyi.


Drop (Doroppu)


Bu filmi hem Hiro Mizushima var diye hem de biraz değişik filmlere de bakıyım diye izledim.Sonuçta bol vurmalı,kırmalı,dövüşlü,komik sonlara doğru da biraz hüzünlü bir filmdi.Konusu şöyle;

Shinanogawa Hiroshi özel okulda okuyan bir gençtir.Fakat bir çeteye girmek gibi bir amacı vardır.Bu yüzden de özel okulu bırakıp devlet okuluna geçer.Oradaki serserilerin arasına katılmak için çetenin lideri  Iguchi Tatsuya ile kavga etmek zorundadır.Bu kavgadan sonra Hiroshi çeteye alınır ve olaylar gelişir...

Benim hep kibar,aklı başında bir insanmış diye düşündüğüm Hiro Mizushima'ya serseri rolü  oynamak çok yakışmış.O sarı saçı bile bana kötü gelmedi.Ayrıca şu yandan örmeli saçı çok beğeniyorum kendisinde.



21 Haziran 2013 Cuma

Japonca müzik 6

     Şurada da bahsettiğim Nightmare benim en sevdiğim J-rock grubu.(Konserlerine giderim umarım bir gün...)
     Bu şarkıyı da bu aralar tekrar tekrar dinlemekteyim ^_^




10 Kasım 2012 Cumartesi

Japonca müzik 5

I know we could dream for tomorrow
To share the long forgotten Glamorous Day.



Bir şu.Bir de bu:




31 Ekim 2012 Çarşamba

Halloween temalı şeyleri seven biri olarak bugün kedilerimle öyle bir resim çekecektim ama onlar cadı şapkasını tırmalamayı ve ısırmayı seçtiler tabi =^.^=




Ve şarkı:Halloween Party - HALLOWEEN JUNKY ORCHESTRA 

26 Eylül 2012 Çarşamba

Bu aralar ne yaptım?

Uzun zamandır istediğim bir şeyi yaptım ve Japonca kursuna kayıt oldum.Artık her cumartesi-pazar 7'de kalkıp İzmit'den Kadıköy'e yol alacağım.Tanrımmm ben ne yaptım? demiyor değilim çünkü senelerce ikinci öğretim okuduktan sonra sabahın yedisinde uyanmak benim için hem yeni hem de zor bir şey.Öbür yandan da bu sene bir şeyler yapmam gerektiğini,okulumun uzamasından dolayı yaşadığım boşluktan çıkmam gerektiğini biliyordum.Şimdiden heyecan yaptım.Zaten çok heyecanlı bir insanım ve bazen bundan cidden nefret ediyorum-_-' Birazcık konuşacak kadar öğrendiğimde ailemin kafasını şişireceğim kesin çünkü animelerden,şarkılardan bildiğim kelimeleri söylemek bile hoşuma gidiyor.Umarım devam ettirebilirim kursu.


Son zamanlarda aldığım kitaplar da bunlar.İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü'nün ingilizcesini okumuştun.Türkçe çevirisini ne zamandır almayı düşünüyordum.Hemen de okuyup bitirdim tabi.Bu arada kitabı aldığım yerde(Kadıköy-Gerekli Şeyler) bendeki şu figürlerden de vardı.

Okuldayken bize verilen hikayeleri çoğu kez gönülsüz okuyor bazen de hiç okumuyordum.Fakat okulda görev icabı okunan şeyle,kendin isteyip okuduğun çok farklı.50 Great Short Stories'i de bu şekilde severek aldım.Son olarak Ruby'i daha önce V.C. Andrews okumadığım için aldım.Merak ediyorum.

"Bu aralar" yazısının şarkısı da bu:



(Bir de şöyle yeni bir tumblr hesabı açtım.)

9 Eylül 2012 Pazar

Japonca müzik 4

"Hi Miss Alice
With your glass eyes
What kind of dream
Can you see?"



Bugün bu şarkıyı söylemeye çalışarak katletmeseydim iyiydi.



17 Ağustos 2012 Cuma

Japonca müzik 3

Bu tarz şarkılar Japonca daha bir dokunaklı oluyor sanki.




"kokoro kara kimi wo ai shiteruuuuuu"  (sadece bu kısmını doğru söylüyorum sanırım hehe^^)
bu siteyi seviyorum.

5 Haziran 2012 Salı

"Bu Aralar..." Yazısı (Kaç oldu saymıyorum)


Merhaba.Bu aralar hayatım böyle bir şey.Uzun süredir içimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu ama ben bir şeylerle oyalanmadan durabilecek bir insan da değilim.Bir şeyler yapmam lazım.Böylece tekrar öykü yazmaya başladım.Bu defteri alalı ne kadar oldu hatırlamıyorum bile.Yeni yeni yazmaya başladım ve her bir sayfa doldukça kendimi birazcık daha mutlu hissediyorum.

Yazmak konusunda bu aralar bana en çok ilham veren insan;Neil Gaiman.Kitaplarından birini okumamışsanız Coraline ve Yıldız Tozu filmleri kendisinin kitaplarından uyarlanmıştır.Bu da tumblrda okuyucularından birinin sorduğu yazarken tıkanmakla ilgili soruya verdiği cevabın bir kısmı.Bilgisayarımda "neil adamsın" ismiyle kayıtlı hehe^_^


Bir konuşmasında da "And now go, and make interesting mistakes, make amazing mistakes, make glorious and fantastic mistakes. Break rules. Leave the world more interesting for your being here. Make good art." demiş bir insandır.

Onun dışında bana ilham veren bir diğer şey Death Poets Society filmi oldu.Bu kadar zamandır nasıl olur da izlememişim.Bizim bölüme John Keating gibi birkaç hoca olsaydı ne olurdu?



Bu baya karışık bir yazı oldu ama bu aralar en çok bunu dinliyorum sanırım.Japonca dinlemeyi seviyorum ve yavaştan japonca öğrenmeye başlayacağım.5.48'deki soloya dikkat lütfen.Bir de "the future in which you aree" dediği kısıma. Duygulandırdın^_^



13 Mayıs 2012 Pazar

Japonca Müzik 2

Bu aralar japonca müzik dinlemeyi çok seviyorum.Özellikle şurada bahsettiğim;Nightmare.
Anlamasam da röportajlarını falan izliyorum bir de ^_^ Yani benim japonca öğrenmem şart oldu.

Bu arada Franzsızca Raison D'etre varoluş nedeni demekmiş.Claymore animesinin de opening şarkısıymış.Henüz izlemedim.



Visual kei grupları arasında The Gazette'nin çok sevildiğini gördüm.Şu şarkı sayesinde sorrow made youuu sorrow made youu diye geziyorum.



(Peki ya şarkının başının ingilizce olduğunu fark ettiniz mi? ^_^)



29 Nisan 2012 Pazar

Japonca müzik 1: Nightmare

Death Note'un ilk açılışı The World  ve kapanış şarkısı Alumina ile tanıdığım Nightmare bir visual kei grubu.Bir kaç gündür videolarını izleyip duruyorum ve diğer şarkılarını da dinledikçe çok sevdim.Bir de şarkı sözlerine dilim dönse iyi olacak.(Benim Japonca öğrenmem lazımm.)